Tarihin gördüğü en büyük katliam ”Kızılderililer”

Ekşi Sözlük 29 Ekim, 17:51'de eklendi
  • 0 paylaşım
  • 218 OKUNMA

Amerika kıtasında her yıl ekim ayının ikinci pazartesi günü “kolomb günü“dür. şenliklerle, şölenlerle kutlanır.
bazı ülkelerde milyonlar çılgınca eğlenir bu şölenlerde.

montcalm_trying_to_stop_the_massacre

kutlanan ne bakalım:

1492 yılında cenovalı kaşif kristof kolomb‘un nina, pinta ve santa maria gemileri amerika kıyılarına yanaştığında onları ilk arawak kızılderilileri karşıladı.
kızılderililerin inancında tanrılar sakallıydı ve denizden gelmişlerdi.
sakallı istilacıları görünce onları doğaüstü sandılar..
yüzerek selamladılar.
mısır, patates ikram ettiler.
atları, iş hayvanları, demir silahları yoktu.
ama kulaklarına ince altın süsler takıyorlardı.
işte o altınlar sonları oldu…
*.*.*
kolomb kızılderililerle ilgili ilk izlenimlerini ispanya kraliçesine şöyle yazmıştı:
“bu insanlar o kadar yumuşak başlı, o kadar barışsever ki yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına majestelerinizin önünde ant içebilirim. komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar. gerçi çırılçıplak dolaşıyorlar ama davranışları terbiyeli ve övgüye değer”
seyir defterine de şunları eklemişti.
“onlara kılıçlarımızı gösterdik. demir silahları ilk kez gördükleri belli. kesmenin ne demek olduğunu bilmediklerinden, bazıları kılıçların keskin tarafını tutunca ellerini kestiler. bu insanlar ne herhangi bir mezhebe bağlılar ne de puta tapıyorlar. kötülüğü tanımıyorlar, birbirlerini öldürmeyi bilmiyorlar. hiç silahları yok. kızılderililer son derece sade, dürüst ve eli açık insanlar. herhangi birinden sahip olduğu herhangi bir şey istenince hemen veriyorlar. kötülüğün ne olduğunu hiç bilmiyorlar, çalmıyorlar, öldürmüyorlar. komşularını kendileri kadar çok seviyorlar. dünyada onlar kadar tatlı dilli insanlar yoktur. her zaman gülüyorlar.”
bir de not düşüyordu.
“bu insanların çalıştırılması, ekin ekmesi, gerekli her işe koşulması ve bizim (avrupalıların) gelenek ve göreneklerimizi benimsemesi gerektiği kanısındayım”
*. *. *
ardından katliam başladı…
sakallı yabancılar altın ve değerli taş aramak için köyleri yağmaladı, yakıp yıktı.
yüzlerce kadını, erkeği, çocuğu kaçırdılar.
kadınlara tecavüz ettiler.
direnen erkeklerin kulaklarını kestiler, kafa derilerini yüzdüler.
gemilerine atıp köle olarak satılmak üzere avrupa’ya götürdüler.
kolomb’un 12 ekim 1492’de san salvador sahiline ayak basmasının üzerinden on yıl bile geçmeden yöredeki bütün kabileler, yüz binlerce insan yok edildi.
ardından akın akın geldiler.
tüm amerika kıtasını cehenneme çevirdiler.
katliamlara papazlar da katıldı.
katolik olmayı kabul etmeyen kızılderili şamanları ayaklarından asılarak canlı canlı yakıldı.
kolomb amerika’ya vardığında dünya nüfusunun beşte biri kızılderili idi.
sayıları 70 milyonu geçiyordu.
1492’den bugüne sadece 2 milyon kaldılar.
*. *. *
dünya tarihinin en büyük soykırımını yapan avrupalı istilacıların bu katliamı kitaplara şöyle yansıdı:
” ispanyol istilacılar her geçen gün daha kibirli oluyordu. aceleleri varsa yerlilerin sırtına biniyorlardı. ispanyolların canavarlığı sınır tanımıyordu. bir gün ikisi de birer papağan taşıyan iki yerli çocuğa rastlayan iki papaz, papağanları aldılar ve sırf zevk olsun diye çocukların kafalarını kestiler. ben küba’da iken üç ayda yedi bin çocuk öldü. acıdan çılgına dönen bazı anneler bebeklerini nehirde boğuyorlardı. böylece erkekler madenlerde, kadınlar ağır çalışma içinde ve çocuklar da süt bulamadıkları için ölüyordu. bu kadar büyük, güçlü ve verimli topraklar kısa sürede boşaldı. insanlığa o kadar yabancı olan tüm bunları kendi gözlerimle gördüm ve şimdi bile yazarken ürperiyorum.”
bartolome de las casas

220px-bartolomedelascasas

bartolome de las casas

“tanrı’nın hususi takdiriyle savaştan kaçan kızılderililerin tamamına yakınını çiçekten öldürdük. tanrı topraklarımızı temizledi”
massachusetts körfezi kolonisi’nin ilk valisi john wintrop

pjohn-winthrop

john wintrop

“kızılderilileri yakıyorduk. onları böyle ateşte kızarırken ve bu ateşi söndüren kan gölünde görmek korkunç bir manzaraydı, çürüyen cesetler ve bunlardan yayılan koku berbattı fakat zafer tatlı bir fedakârlık gibiydi. bizlere olağanüstü yardımlarda bulunarak bu kadar gururlu ve kibirli bir düşmanı elimize düşüren, bu kadar çabuk bir zafer bahşeden tanrı’ya şükranlarımızı sunarız.”
plymouth kolonisi’nin valisi william bradford

williambradford_bw

william bradford

“kızılderililerin hamal olarak kullanılmasını kınamıyorum. ancak bir adamın bir domuza ihtiyacı varken 20 tane öldürüyordu. 4 kızılderili’ye ihtiyaç duyduğunda bir düzine alıyordu. metreslerini omuzlarda taşınan hamaklar içinde fakir kızılderililere taşıtan birçok ispanyol vardı. bu uygulamalar esnasında yerlilerin maruz kaldığı kötü muameleler, zararlar, soygunlar, haksızlıklar ve büyük kötülüklerin sayılması istense bunun sonu gelmez. çünkü onlar için kızılderilileri öldürmek, yararsız hayvanları öldürmekle birdi.”
cieaze de leo

“kızılderililerin eğer altını yoksa çocuklarını satarlardı. eğer çocukları da kalmamışsa kendi hayatlarını verirlerdi. bu haraçları veremediklerinden ötürü kızılderililer işkence acıları altında ya da gaddarca zindanlarda öldürülürdü. zira ispanyollar onlara hayvani bir vahşilikle muamele ediyor ve onları hayvandan daha aşağı görüyorlardı. kızılderililerin cesetleri köpeklerin önüne yem olarak atılıyor, vücutlarından yaralara iyi gelebilecek bir yağ üretiliyordu. kızılderili kadınlar sıra hâlinde direk ve ağaçlara, çocukları da onların ayaklarına asılıyordu.”
papaz motolinia

“sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm.
memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar.”
bartolome de las casas

“askerler pek çok kızılderili’yi uykularında öldürdüler. annelerinin göğüslerinden çekilip alınan bebekler anne-babalarının gözleri önünde kılıçla parçalanıyor ve bebeklerin parçaları ateşe atılıyordu. kundaktaki bebekler beşikleri içinde parçalanıyor, kafaları eziliyor, en taşyürekli adamın bile vicdanını sızlatacak bir vahşilikle öldürülüyorlardı. bazı bebekler nehre atıldı, onları kurtarmak için anne ve babaları da suya atladı. ama askerler ne çocukların ne de anne-babaların sudan çıkmalarına izin vermediler, hepsi boğuldu.”
david de vries
*. *. *
kızılderili kadınları çocukları doğduğunda elleriyle onların ağzını kapatırlar.
nefes alması için ellerini bir süre çekip, bebeğin tekrar ağlamasına fırsat vermeden aynı hareketi tekrarlarlar.
ağlamamak, gözlerini dünyaya açan bir kızılderilinin aldığı ilk derstir.
beyaz adamdan kaçarken, kucaktaki bebeğin ağlaması her şeyin sonu demektir.
dersini iyi alamayan bir bebeğin çıkaracağı ses, kurşun yağmurundan ölmek demektir.
*. *. *
kolomb’dan bu güne 524 yıl geçti…
524 yılda 70 milyondan fazla insan katledildi.
bir kültür yok edildi.
kıtada daha önce sadece iyi ve kötü insanlar vardı.
1492, dünya tarihinde insanları karaderili, kızılderili ve beyaz diye sınıflandırmanın miladı oldu.
iyi kutlamalar…

https://eksisozluk.com/entry/63653901

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.


Sayac
21