“Sağlıkta Şiddete Hayır” Konulu 11 Afiş

sağlık 26 Şubat, 22:21'de eklendi
  • 0 paylaşım
  • 427 OKUNMA

Hekime Şiddet, maalesef son zamanlarda artmaya başladı. Bu konuya dikkat çekebilmek adına hazırlanmış afişleri göreceksiniz….

1. “Sokaktan geçen biri doktorunuz olabilir.”

Her gün sabah kalkıp, gündelik işlerimizi halletmek için yola koyuluyoruz. Kimimiz işe gidiyor, kimimiz okula, kimimiz gezmeye… Bu süreçte onlarca hatta yüzlerce insanla karşılaşıyoruz. Bu insanların üzerinde mesleğini belirten üniforma olmadığı sürece, mesleklerini tahmin etmemiz oldukça zor. Belki de metroda bir doktorla yan yana oturdunuz. Belki de kafede otururken yan masanızda doktorlar vardı. Ya da alış veriş merkezinde aynı kasada sıraya girdiniz. Hatta bir camiide bir doktorla saf tutup namaz kıldınız. Aynı kırmızı ışıkta beklediniz, aynı tiyatroya gittiniz, aynı pazardan ve hatta aynı satıcıdan köy domatesi aldınız…

2. “Ben veterinerime saldırmıyorum, sen de saldırma”

Yorumsuz…

3. Doktorunu yaşat ki seni yaşatsın…

En ufak bir yerimiz ağrıdığında, koşa koşa acil servislere gideriz. Acil servislerde belki canımızın acısından, belki gerginliğimizden doktorun bize bakmadığını düşünürüz. Hatta ve hatta işler bazen öyle kızışır ki şu doktorun suratının ortasına bir yumruk atayım deriz. Ama düşünmeyiz ki, hayatımızın geri kalanında belki de bir daha görmeyeceği bir insana bakmamak doktora ne fayda sağlayabilir? Doktorların hastaya bakmama gibi bir lüksü yoktur. Ama “triaj” adını verdiğimiz, hastaların durumlarını değerlendirip tedaviye sırasını belirlediğimiz bir sistem vardır. Durumun aciliyetine göre “kırmızı, sarı, yeşil” renkler verilir. Bunu yapmak, hastalara daha iyi şifa verebilmek adına elzemdir.

4. “Bir doktoru daha halletmişler…”

Bahsi geçen cümle, sağlık bakanının katıldığı bir programda sunucu tarafından, görevi başında öldürülen bir doktor için sağlık bakanına söylenen, başta sözün sahibi olmak üzere insan olan herkesin utanması gereken sözlerdir. Düşünsenize, babanız yolda yürürken bir tinerci, babanızı öldürüyor. Ve bir şahıs da babanız için “Bir adamı daha halletmişler diyor.” Hissedeceklerinizi etraflıca bir düşünün…

5. “Milli Mücadele ve Tıbbiyeliler”

Osmanlı Devleti’nin katıldığı 1. Dünya Savaşı’nda Tıbbiyeliler de, her vatan evladı gibi vatan savunmasına koşmuşlardır. Ayrıntıları yazmak hacimce yüklü bir yer tutacağından, detayları internette kolayca bulabilirsiniz. Ama Sivas Kongresi’nde Tıbbiyelileri temsil eden Hikmet Boran’ı anmadan geçmek nankörlük olacaktır. Sivas Kongresi’nde manda ve himayenin tartışıldığı bir sırada, Tıbbiyeli Hikmet kalkar ve Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben şu konuşmayı yapar.

Paşam, murahhası bulunduğum tıbbiyeliler beni buraya istiklâl davamızı başarma yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler, mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olurlarsa olsunlar şiddetle red ve takbih ederiz. Farz-ı mahal (örnek olarak), manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddeder, Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve tel’in ederiz (lanetleriz).” (bkz: Mazhar Müfit Kansu’nun Anıları)

6. “Bu şiddet sona ERSİN”

Görevi başında katledilen Göğüs Cerrahisi Uzmanı, Dr. ERSİN ARSLAN’ın anısına saygıyla!

7. “Çocuğum hastaydı yanında olamadım.”

Bilirsiniz, resmi tatillerde neredeyse bütün memurlar tatildeyken, doktorların nöbeti vardır. Aileleriyle, dostlarıyla bir araya gelebilecekleri sınırlı günlerde dahi, bir nöbet onların bu imkanını elinden alır. Niçin? Hastahanelerin açık kalması ve gelen hastaların tedavi edilmesi gerekmektedir. Çoğu zaman çocukları hasta olur ve nöbetleri olduğu için, doktorlar çocuklarının yanında olamazlar. Bu onlar için zor olsa da bir şekilde sineye çekip devam ederler. Çünkü tedavi bekleyen onlarca hasta vardır. Doktorluk kutsal bir meslektir ve bütün doktorlar bunun farkındadırlar.

8. “Bıçağını, silahını dışarıda bırak gel.”

Açıklama yapmaya dahi gerek görmediğim bir cümle… Bazen üç nokta çok şey anlatır.

9. “Bizler de birilerinin, annesi, babası, evladıyız.”

Çocuğunuzun başına bir şey gelse ne hissederdiniz? Ya da kardeşinizi, annenizin, babanızın… Üstelik bu yakınınız işini yapmaya çalışırken, insanlıktan nasibini alamamış biri tarafından öldürüldüyse. Misal oto tamircisi olan babanız, arabasının tamir edilmediğini söyleyen biri tarafından dükkanında öldürülse…Ya da bir resmi dairede memur olan kardeşiniz, işini iyi yapmadığı gerekçesiyle öldürülse… Ne hissederdiniz? Doktorlar da insandır, ve sanıldığının aksine çoğu zengin ailelerin çocukları değil, orta gelirli ve düşük gelirli ailelerin çocuklarıdır. Onlar da kuru fasülyenin yanında soğan yer, onlar da mercimek çorbasına limon sıkarlar. Kısacası doktorlar da sizler gibi insandır…

10. Hekime şiddet sona ersin

11. “Sağlığınız için çalışıyoruz”

onedio

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.


Sayac
21