Karain köyünün kanserle imtihanı

Kültür, Türkiye 28 Ocak, 13:29'de eklendi
  • 0 paylaşım
  • 643 OKUNMA

Bundan 40 yıl önce köyde evlerin yapımında kullanılan kayaların içindeki asbestin kansere neden olduğu fark edildi. Yıllar içinde 400 kişi kanserden öldü. Adı ‘kanserli köy’e çıkan Karain Nisan ayında taşınacak.

Karain Köyü

Peri bacalarıyla çevrili Karain köyü, coğrafyanın zenginlik kattığı mimarisiyle bir zamanlar Ürgüp’ün en kalabalık köylerinden biriydi. Köyün üzerinde bir film dekoru gibi yükselen peri bacaları, kaya evler, bol su ve verimli topraklar Karain köyünü yıllar önce bir cazibe merkezi haline dönüştürmüş, yaşam tüm hızıyla akmaya başlamıştı.

Şimdi sokaklarından günde sadece birkaç aracın geçtiği köy, 1970’lere gelinceye kadar civardaki diğer tüm köylerin merkeziydi. Örneğin Türkiye’nin ilk köy kütüphanelerinden biri buradaydı. Bölgedeki çiftçilere de hizmet veren Tarım Kredi Kooperatifi Karain’de kuruldu, sağlık ocağı ve PTT şubesi açıldı.

Genellikle tarımla uğraşan köylünün geliri de yerindeydi. Köy konağında oturup 49 yaşındaki Fazlı Aslan ile sohbete başlar başlamaz ilk söylediği, köyde yetişen bir arpacık soğanı türü olan kıskanın, patatesin ve kabak çekirdeğinin ne kadar meşhur olduğuydu.

Kayalardan gelen hastalık: Mezotelyoma

Takvim 1970’li yılları gösterirken köyde hayat olanca sakinliği ile akıyor, toprak bereketini sunuyordu ama bir sorun vardı: Köylünün önüne geçemediği hastalıklar insanların canını alıyor, birdenbire kansere yakalanan hastalar kısa süre içinde ölüp gidiyordu. Köylünün o güne kadar takdiriilahi gibi gördüğü bu ölümleri gün geldi, köyde görev yapan iki öğretmen 1974 yılında Ankara’da Hacettepe Üniversitesi’nden bir doktora anlattı. Bunun üzerine araştırmalar başladı. Köylülere musallat olan bu hastalığa, evlerin

Adımız çıktı dokuza, inmiyor sekize. Dünyanın neresine gidersek gidelim nüfus kağıdında Karain’i gören bizi tepeden tırnağa incelemek istiyor.


by Mevlüt Özata

yapımında da kullanılan ve volkanik küllerden oluşan kayaların içindeki minerallerin neden olduğu ortaya çıktı. Ölümlerin nedeni, halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak, çelpek, höllük veya ceren toprağı gibi isimlerle bilinen, asbestin yol açtığı, akciğer zarında oluşan bir kanser türü olan “mezotelyoma”ydı.

Fazlı Aslan da hastalıktan bahsetti biraz, konu hayatını kaybedenlere geldi. Fakat hastalığa net bir teşhis konmasının üzerinden tam 40 yıl geçtikten sonra bile köylü, konunun tekrar tekrar açılmasından rahatsızlık duyduğunu hissettiriyordu. Köy konağında toplananların tamamı dikkatle konuşanı dinliyor, kendince gerek duyduğu anda müdahale ediyor, yer yer itiraz ediyordu. Ama bütün sözler aynı yerde, kanserde birleşiyordu.

‘’Jeomedikal Afet’’

Karain Köyü

Sonrasını köy muhtarı Mevlüt Özata anlattı; bu haberin yaygınlaşmasından sonra köyde yaşayanların huzurunun nasıl kaçtığını, 1975 yılında 875 olan nüfusun bugün 175’e kadar düştüğünü, ailelerin ya büyük kentlere ya da başta İsveç olmak üzere yurt dışına göçtüğünü… “Bizim maruz kaldığımız şeyin adı tıbbi afet” dedi muhtar, köy konağındakilerden birisi hemen lafı aldı, “bunun adı jeomedikal afet” diye düzeltti muhtarı.

“Mesela bizim Mehmet’in babası” dedi muhtar Özata eliyle işaret edip. Mehmet 19 yaşındaydı, Ürgüp’te sıhhi tesisat işi yapıyor, köyde de tarlayı ekip biçmeye devam ediyordu. Babasını iki yıl önce mezotelyomadan kaybetmişti. Aniden gelmişti hastalık. Yedi ay içinde de kendisiyle aynı adı taşıyan babası ölüp gitmişti.

Karain taşınacak

Ama köyde olup biteni kabullenmek istemeyenler de vardı. Yıllar önce ortaya çıkan bu tıbbi durumu bir doktorun mesleki hırsına bağlayanlardan tutun da çeşitli teoriler ortaya atıp köyden gitmelerinin stratejik bir anlam içerdiğini söyleyenlere varana dek pek çok rivayet söylenip duruyor.

Köy meydanında birlikte dolaştığımız Ahmet Doğan karşısındaki evi işaret ederek, “Şu evin sahibi 91 yaşında öldü biliyor musun?” dedi. Ardından yaşları ilerlemiş köy sakinlerinden bir iki örnek daha verdi. Ona göre kanser rastlantısaldı. Herkese isabet etmiyor, bazılarını erken alıyordu.

Köylülerden Ömer Kuş “Tamam adam kanserden ölmüş. Ama burada bir ölüyorsa diğer tarafta iki kişi ölüyor. Burada nüfusa göre 50 kişide beş kişi ölüyorsa öte tarafta 150 kişide 15 kişi ölüyor. Buranın nüfusu az olduğundan bu şekil görünüyor. Biz bundan gocunmuyoruz, köy kalkacak, başka da bildiğimiz bir şey yok” diyordu.

Köylü bütün Türkiye’de kanserle birlikte anılmaktan sıkılmıştı. “Köy kalkacak” demesi de oydu. Her ne kadar yurt dışında yaşayanlar ile köy sakinlerinin bir kısmı karşı çıksa da kanser vakalarının sıklığı nedeniyle 40 yıl sonra Karain, artık bir başka yere taşınacak. Kanserden kurtulmanın çaresini köylü de devlet de köyden uzaklaşmakta buldu.

Köylünün psikolojisi bozuldu”

Köy muhtarı Mevlüt Özata’ya göre ise durum taşınmaya itiraz edenlerin söylediğinden daha vahim. Kanser can almaya devam ediyor. 40 yılda 400 kişi kanserden öldü, hâlihazırda 15 kişinin tedavisi sürüyor. Bu da köylünün psikolojisini alt üst ediyor. Muhtar durumu şöyle izah ediyor:

“Adımız çıktı dokuza inmiyor sekize. Dünyanın neresine gidersek gidelim nüfus kâğıdında Karain’i gören bizi tepeden tırnağa incelemek istiyor. Dizi ağrıyanı ortopediye götürüyoruz, Karain olduğunu görünce  gel bir de senin kan ve idrar tahlilini yapalım, film çekelim diyor”

Yeni köy, yeni hayat

Muhtar Özata’nın da gayretleriyle yeni baştan bir köy inşa edildi. Nevşehir’in Ürgüp ilçesinin hemen girişindeki yeni yerleşim yerinde yapılan iki katlı ve 180 metrekare büyüklüğündeki evlerine Nisan ayında taşınacaklar. Özellikle yaşlılar köyü terk edecekleri için üzülüyor.

Eski köyün hemen yakınındaki tarlalarını ise işlemeye devam edecekler. Yedi kilometre uzaktaki Karain köyünün üzerinin toprakla örtülüp ağaçlandırılması planlanıyor. Kanseri gömüp yeni kuşakları “kanserli köyün sakini” tanımlamasından kurtarmak için…

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.


Sayac
21