Sakin kent Uzundere misafirlerini büyülüyor

KDV sistemi bu haliyle sürdürülebilir değil

İstanbul’da rüşvet iddiasıyla 60’ı polis 102 kişi gözaltında

Öğretmenlerin 2017 Hazırlık Ödeneği Ne Kadar Olacak?

Hemşire ve Ebelerin İlaç Uygulamalarında Mesleki ve Yasal Sorumluluğu

Hemşire İlanları 11 Şubat, 21:17'de eklendi

Sağlık bakım sisteminde, hemşirenin sorumlulukları sürekli olarak artmakta ve değişmektedir. Hemşire sorumluluklarını, kişisel felsefesini hemşirelik felsefesine uyarlayarak, mesleki eğitimle edindiği bilimsel bilgileri, becerileri, etik kuralları, insan sevgisini ve insan haklarına inancını ortaya koyarak yerine getirir. Bunun yanı sıra hemşireler, koruyucu ve tedavi edici hizmetlerin verildiği her alanda bakım verici, eğitici, denetici, yönetici, araştırıcı rollerde görev almaktadırlar.

Hemşireler öncelikle “Hemşirelik Yasası” olmak üzere ilgili yasa ve yönetmeliklerle hekim istemlerini yerine getirme zorunluluğunu taşırlar. Ülkemizde Yataklı Tedavi Kurumları İşletme Yönetmeliği’nin  (1983) 132. maddesi’nde hemşirelerin görev ve yetkileri, “hastaların tedavisi için gerekli bütün kayıt, bakım ve tedavileri meslekleri dahilinde ve tabiplerin tarifine göre yapmak” olarak belirtilmektedir. Yasaların yanısıra etik ilkelerin hemşirelere yüklediği sorumluluklar, bireyin güvenliğini ve yararını sağlamayı ve zarar görmesini engelleyen bazı önlemlerin alınmasını gerektirir.

İlaç uygulama süreçleri hemşirelerin sorumlulukları içerisinde önemli bir yere sahiptir. İlaç uygulama sürecinin ilk basamağı hasta bireyin muayenesi sonrası, hekim tarafından istemin verilmesidir. İstemin karşılanması, eczaneye iletilmesi, eczaneden gelen ilacın kontrolü, hastaya uygulanması ve uygulama sonrası etkilerinin gözlenmesi, kayıt edilmesi basamakları hemşirenin sorumluluğunda olan basmaklardır. İlaç uygulaması, birçok disiplini içine alan bir süreç olmakla beraber sürecin birçok basamağında aktif rol sahibi olan sağlık profesyoneli hemşiredir. Hemşirenin; ilaçlar hakkında farmakolojik olarak bilgi sahibi olması, alınması gereken önlem ve yapılması gereken girişimler konusunda karar verebilecek düzeyde olması, aldığı önlem veya girişimlerin sorumluluğunu üstlenebilmesi gerekmektedir.

Ülkemizde istem almaya ve uygulamaya yönelik politika ve prosedürlerdeki değişiklikler, 4. yasama yılı 20. dönemde T.B.M.M. Sağlık Komisyonu’nda kabul edildikten sonra, hükümetin önerdiği “Hemşirelik ve Türk Hemşireler Birliği Kanunu Tasarısı”nın 5. maddesinin son paragrafında hemşirelerin tedavi planını aynen uygulama ve enjeksiyonlara ilişkin yetkilerinin sınırları genişletilmiştir. İlgili madde de hemşireye hekim istem durumlarda pasif bir uygulayıcı olmak yerine neyi, niçin ve neden yapması gerektiğini de bilme görevi ve yetkisi getirilmektedir. Bu yetki hemşireye beraberinde en hafifinden meslekten men cezası ile başlayan büyük bir sorumluluk getirmektedir.” (T.C.Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Hemşirelik ve Türk Hemşireler Birliği Kanun Tasarısı, 1998).
Hatalı uygulama yapmamak için, hemşirenin istem alma konusunda bilinçli olması gerekir. Hemşirelerin istemleri yerine getirirken, istemlerin prosedüre uygun olup olmadığına bakması ve emin olduktan sonra yerine getirmesi gerekir. Buna karşın yeterince açık olmayan, sorun oluşturabilecek istemler, hekimin yazılı açıklamasından ya da doğrulamasından sonra kayıt ve uygulamaya geçmelidir. Sakıncası görülen, soru işareti olan istemler rapor edilmeli, sözlü veya telefonla alınan istemler ise en kısa zamanda (ilk 24 saat) istem veren hekime imzalatılmalıdır. İlaç uygulamadan önce hekim istemi tekrarlanmalı, hekim servisten ayrılmadan önce istemi yazması söylenmeli, hekim istemi yazmadan önce ayrılmış ise, hemşire notuna, ne yapıldığı, istemin kim tarafından, hangi iletişim yolu ile istendiği, nasıl uygulandığı, tarih ve saat belirtilerek. İstem alma ile ilgili hataların en aza indirilmesi için, kurumlarda istem almaya yönelik politika ve prosedürler oluşturulmalıdır. Aynı zamanda hemşire, hatayı tanımlayan hata raporu hazırlamak, hekime ve kuruma hatayı rapor etmek açısından etik ve profesyonel sorumluluk taşımaktadır.

Sağlık profesyonelleri, sağlıklı-hasta birey ile ilişkilerinde, hasta hakları yanında bireyin kişilik haklarını da göz önünde bulundurmalıdır. Kişilik hakkının zedelenmesi ise hukuka aykırıdır. Anayasanın 17. maddesine göre; herkes yaşama, maddi manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Ceza hukukunda geçerli olan bir hukuka uygunluk sebebi olarak “ilgilinin rızası” (TCK 26/2) tıp hukukunda da geçerlidir. Böylece, hastanın ya da kanuni temsilcisinin tıbbi müdahaleye rıza göstermesi durumunda, sağlık çalışanının tıbbi müdahalesi hukuka uygun hale gelir. Türk Ceza Kanunu (TCK), Tıbbı Deontoloji Tüzüğü ve Hasta Hakları Yönetmeliği’nde belirtildiği gibi, rıza bilgilendirilerek alınmalıdır. Rıza mutlaka hastanın kendisinden alınmalıdır, bilincin kapalı olduğu durumlarda hasta yakınlarından rıza söz konusu olur. Bilinci açık ve reşit olanlar için hasta yerine yakınlarından alınan rızanın bir hükmü yoktur. Hasta rıza vermeden önce ne yapılacağını anlamış olmalıdır. Hemşire, hastanın hastalığını anlaması ve bakımıyla ilgili kararlar verebilmesi için hastaya gerekli bilgiyi vermelidir. Rıza yazılı olarak, bu mümkün değil ise sözlü olarak alınmalıdır.

Sonuç olarak hemşire ve hekimden kaynaklanan ilaç hatalarının tıbbi ve yasal bir tehlike oluşturmaması için; hekim isteminin yeniden incelenmesi ve kontrol edilmesi, ilaçlarla ilgili tüm endişe ve soruların açıklığa kavuşturulması, herhangi bir sorun yok ise ilacın istenilen zamanda verilmesi ve kayıt edilmesi gerekmektedir. Hemşire ilaçların hazırlanması, uygulanması ve bu girişimler sırasında karşılaşabileceği yasal sorumluluklar ile ilaçlara ilişkin güvenlik önlemleri ve ilaçların farmakolojik özellikleri konusunda bilgi sahibi olmalıdır.

Hemşire ve Ebelerin İlaç Uygulamalarında Mesleki ve Yasal Sorumluluğu

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.


Sayac
21
sadfasd